İtalya Gümrük ve Muhasebe Hizmetleri

İtalya’da İthalat KDV’si ve Alman Şirketinin Satış Faturası: Gerçek Bir Vaka

•

Avrupa Birliği içinde faaliyet gösteren şirketler, farklı ülkelerdeki gümrük ve muhasebe işlemlerinin aynı şekilde yürütüleceğini düşünebilir. Ancak ortak kuralların bulunması, uygulamada bütün tarafların aynı yöntem üzerinde anlaşacağı anlamına gelmez.

Bu yazıda, Almanya merkezli bir şirketin İtalya’ya ithal ettiği malları İtalyan bir işletmeye satarken karşılaştığı KDV sorununu ele alıyoruz. Şirket ve kişi bilgileri paylaşılmadan aktarılan bu gerçek vaka, ithalat KDV’si ile satış faturasındaki KDV’nin neden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

İşlem Nasıl Gerçekleşti?

Alman şirketinin İtalya’da yerleşimi, doğrudan İtalyan KDV kaydı veya mali temsilcisi bulunmuyordu. Almanya’daki KDV numarası ise VIES sisteminde geçerliydi.

Şirket, malları İtalya’ya ithal etti ve gümrükte ithalat KDV’si ödedi. Ardından bu malları İtalya’da yerleşik bir şirkete sattı.

Sorun, satış faturasının düzenlenmesi aşamasında ortaya çıktı. Başlangıçta KDV uygulanmadan hazırlanan faturaya, Alman muhasebe tarafının yönlendirmesiyle KDV eklendi. Böylece iki soru gündeme geldi:

  • Gümrükte ödenen KDV, satış faturasındaki KDV ile mahsup edilebilir miydi?
  • İtalya’da KDV kaydı bulunmayan Alman şirketi, satış faturasını hangi yöntemle düzenlemeliydi?

İthalat KDV’si ile Satış KDV’si Neden Ayrıdır?

İthalat KDV’si, malın ithalatı sırasında doğan vergidir. Satış işleminin KDV uygulaması ise satıcının ve alıcının statüsü, malın bulunduğu yer ve teslimin niteliği üzerinden belirlenir.

Bu nedenle, “Gümrükte KDV ödedik, satışta da aynı tutarı düşeriz” yaklaşımı tek başına yeterli değildir. İndirimin veya iadenin hangi ülkede, hangi kayıt ve başvuru sistemi üzerinden yapılabileceği ayrıca incelenmelidir.

Bu vaka için alınan yazılı uzman görüşünde, ithalat sırasında ödenen KDV’nin satış faturasındaki KDV ile doğrudan mahsup edilmesi yerine, AB içi KDV iade prosedürünün kullanılması önerildi.

İtalya’da Ödenen KDV İçin Hangi Sistem Önerildi?

Yazılı görüşte belirtilen yöntem, 2008/9/EC sayılı AB Direktifi kapsamındaki KDV iade başvurusuydu.

Bu sistemde, gerekli koşulları sağlayan Alman şirketi başvurusunu doğrudan İtalya’ya göndermek yerine Almanya’daki vergi idaresinin elektronik sistemi üzerinden iletir. Kullanılan kurum BZSt — Bundeszentralamt für Steuern, başvuru kanalı ise BZSt Online Portalı (BOP) olarak belirtilir. Alman idaresi başvuruyu iadenin talep edildiği ülkeye aktarır.

Vakamızda önerilen süreç şöyleydi:

  1. İtalya’da ithalat KDV’sinin ödendiğini gösteren gümrük ve ithalat belgelerinin hazırlanması.
  2. İade talebinin Almanya’daki elektronik başvuru sistemi üzerinden gönderilmesi.
  3. Başvurunun İtalyan vergi idaresi Agenzia delle Entrate tarafından değerlendirilmesi.
  4. Gerekirse ek bilgi ve belge sunulması.
  5. Onaylanan iadenin şirketin banka hesabına ödenmesi.

Başvuru için genel son tarih, ilgili dönemi takip eden yılın 30 Eylül günüdür. Bir yıldan kısa, en az üç aylık dönemlerde asgari talep tutarı 400 avro; yıllık veya yılın kalan dönemini kapsayan başvurularda ise 50 avro olarak düzenlenmiştir. Bu tutarlar, iade hakkının diğer koşullarından bağımsız değildir.

Satış Faturasında Reverse Charge Nasıl Ele Alındı?

Uzman görüşünde, Alman şirketinin satış faturasını KDV uygulamadan düzenlemesi ve İtalyan alıcının reverse charge, yani tersine vergilendirme yöntemiyle KDV’yi üstlenmesi önerildi. İtalyan alıcının elektronik autofattura düzenleyerek bu vakadaki ürünler için %22 KDV uygulaması açıklandı.

Reverse charge sisteminde satıcı faturada KDV tahsil etmez; KDV’nin hesaplanması ve muhasebeleştirilmesi alıcı tarafından yürütülür. İtalya’da yerleşik olmayan bir işletmenin, İtalya’da bulunan malları orada yerleşik bir KDV mükellefine satmasında, İtalyan mevzuatının DPR 633/1972, madde 17/2 hükmü önem taşır.

Burada dikkat edilmesi gereken bir terminoloji ayrımı vardır. Dosyadaki görüş, yöntemi “reverse charge intracomunitario” olarak adlandırmaktadır. Ancak malın İtalya’ya ithal edilip İtalya’da satılması, Almanya’dan İtalya’ya yapılan bir AB içi mal teslimiyle aynı işlem değildir. Satıcının Alman olması tek başına bu sınıflandırmayı belirlemez.

Bu nedenle faturanın hukuki açıklaması ve alıcının elektronik kayıt yöntemi, malın gerçek hareketi esas alınarak netleştirilmelidir. İtalyan elektronik fatura rehberinde, madde 17/2 kapsamındaki mal alımları için TD19 — integrazione/autofattura belge türü açıklanmaktadır.

VIES Kontrolü Ne Sağlar?

Bu dosyada hem Alman satıcının hem de İtalyan alıcının KDV numarası kontrol edildi.

VIES, AB içindeki sınır ötesi işlemler bakımından KDV numarasının geçerliliğini sorgulamaya yarayan sistemdir. Kontrol sonucunun saklanması, daha sonra yapılabilecek vergi incelemelerinde önem taşıyabilir. Ancak olumlu bir VIES sonucu, tek başına faturanın hangi KDV yöntemiyle düzenleneceğini belirlemez.

KDV numarası kontrolünü Avrupa Komisyonunun resmî VIES sistemi üzerinden yapabilirsiniz.

Çözüm Açıklanmasına Rağmen Süreç Neden Tıkandı?

Şirketin aktardığına göre Alman muhasebe tarafı, sunulan yöntemle ilerlemek yerine İtalya’da bir KDV numarası veya “geçici vergi numarası” olarak ifade edilen bir kayıt talep etti.

Bu talebin hangi işlem ve yükümlülüğe dayandığının açıklığa kavuşmaması, şirketi iki ülkenin muhasebe uygulamaları arasında bıraktı. İtalyan tarafta hazırlanan yazılı görüş ile Alman tarafta beklenen işlem arasında ortak bir uygulama oluşturulamadı.

Dışarıdan bakarak bunun bilgi eksikliğinden mi, sorumluluk almaktan kaçınmadan mı kaynaklandığını kesin olarak söylemek mümkün değildir. Buna karşılık şirket üzerindeki etkisi açıktır: ek yazışmalar, tekrar incelenen belgeler, uzayan işlem süresi ve KDV iadesine ilişkin belirsizlik.

Bu Vakadan Ne Öğrenebiliriz?

Bu olay, AB içinde ortak bir KDV çerçevesi bulunmasına rağmen, sınır ötesi işlemlerde koordinasyonun kendiliğinden oluşmadığını gösteriyor.

İşleme başlamadan önce malın nerede ithal edileceği, ithalat belgesinde hangi şirketin yer alacağı, satış sırasında malın nerede bulunacağı ve alıcının vergi statüsü birlikte değerlendirilmelidir. Fatura yöntemi ile ithalat KDV’sinin geri alınma yolu da aynı dosyanın iki ayrı konusu olarak ele alınmalıdır.

Bu vakada sunduğumuz destek; belgelerin uzman tarafından incelenmesi, VIES kontrollerinin yapılması ve önerilen fatura ile KDV iade yönteminin yazılı olarak açıklanmasıydı. Yazılı çözüm sunulmuş olması, karşı ülkedeki uygulamanın tamamlandığı anlamına gelmez; sürecin ilerlemesi için tarafların aynı işlem tanımı üzerinde anlaşması gerekir.

İtalya’daki ithalat, gümrük ve muhasebe işlemlerinizin birlikte değerlendirilmesi için İtalya Destek iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.